Site Aidatları Nasıl Hesaplanır?

Site Aidatları Nasıl Hesaplanır

Türkiye’de özellikle markalı konut projelerinde ödenen site aidatları her zaman kontrol edilmesi güç bir durum olarak ortaya çıkmaktadır. Pek çok vatandaş tarafından ‘Site aidatları çok yüksek‘, ‘Site aidatı ödemek istemiyorum‘ gibi şikayetler sıkça duyulsa da site aidatı ödenmesi zorunlu bir konu olarak karşımıza çıktığını belirtmekte yarar var. Özellikle havuzlu site aidatları  ile ilgili gerçekleşen bu itirazlar site aidat artışları düzensizliği nedeniyle de vücut bulabiliyor. Peki, site aidatları neye göre belirlenir? Site aidatları nasıl hesaplanır?

Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 20.Maddesi’nde dayanan site aidatlarının yasal olarak doldurulması gerekilen pek çok nokta bulunuyor. Site aidatları kanunu olarak da bilinen bu kanunda site aidatlarına yönelik açıklamalar mevcut. 15-20 dairelik apartmanlardan 300-400 konutluk sitelere geçildiğinde artan bu maliyetlerin kontrolü pek mümkün görünmüyor. Edinilen bilgiler ve yapılan incelemeler neticesinde pek çok site yönetiminin bu durumu kötüye kullandığı düşünülüyor. Örneğin 10 TL’ye yapılması mümkün olan bir düzenlemenin faturası 100 TL olarak kesiliyor ve aradaki 90 TL’lik farkın nereye nasıl aktarıldığı öngörülemez bir hal alıyor. Durum böyle olunca site sakinleri olaylara daha temkinli yaklaşıyor. Ancak böyle bile olsa yaşanan hadiselerin ispatı çok zor. İspatlansa bile yasal boşluklar nedeniyle görevini kötüye kullanan site yöneticisinin ceza alması pek mümkün değil.

site aidatları nasıl hesaplanır

 

 

KAT MÜLKİYETİ KANUNU 20. MADDE

Peki, aidat alımını mümkün kılan Kat Mülkiyetleri Kanunu’nun 20 Maddesi’nde ne yazıyor?

İşte o madde;

Madde 20 – (Değişik birinci fıkra: 13/4/1983 – 2814/9 md.)

Kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça:
a) Kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderlerine ve bunlar için toplanacak avansa eşit olarak;

b) Anagayrimenkulün sigorta primlerine ve bütün ortak yerlerin bakım, koruma, güçlendirme ve onarım giderleri ile yönetici aylığı gibi diğer giderlere ve ortak tesislerin işletme giderlerine ve giderler için toplanacak avansa kendi arsa payı oranında; (1) Katılmakla yükümlüdür.

c) Kat malikleri ortak yer veya tesisler üzerindeki kullanma hakkından vazgeçmek veya kendi bağımsız bölümünün durumu dolayısıyla bunlardan faydalanmaya lüzum ve ihtiyaç bulunmadığını ileri sürmek suretiyle bu gider ve avans payını ödemekten kaçınamaz. (Değişik: 13/4/1983 – 2814/9 md.) Gider veya avans payını ödemeyen kat maliki hakkında, diğer kat maliklerinden her biri veya yönetici tarafından, yönetim planına, bu Kanuna ve genel hükümlere göre dava açılabilir, icra takibi yapılabilir. Gider ve avans payının tamamını ödemeyen kat maliki ödemede geciktiği günler için aylık yüzde beş hesabıyla gecikme tazminatı ödemekle yükümlüdür. (1)

Birinci fıkradaki giderlere, kat maliklerinden birinin veya onun bağımsız bölümünden herhangi bir suretle faydalanan kişinin kusurlu bir hareketi sebep olmuşsa, gidere katılanların yaptıkları ödemeler için o kat malikine veya gidere sebep olanlara rücu hakları vardır.

İlgili kanun maddesinde de görüldüğü gibi yasa sadece site aidatı ödemeyi zorunlu tutmaktadır. Bu durumda ‘Site aidatı ödemek istemiyorum‘ deme şansınız yok.

 

SİTE AİDATI NASIL BELİRLENİR? SİTE AİDATI İTİRAZ ve SİTE AİDAT ARTIŞLARI NASIL GERÇEKLEŞİR?

Öncelikle belirtmek gerekir ki site aidatları itiraz için iyi bir avukata ihtiyacınız olabilir. Çünkü gerek site aidat artışları gerekse site aidat artışları ile ilgili detaylı bir araştırma ve hesaplama yapmanız gerekmektedir. Bu işlemleri gerçekleştirmek ve site faturalarına ulaşabilmek için de size kapıları açacak olan iyi bir avukattan başkası değildir. Unutulmamalıdır ki, yetkiler sınırsız gibi görünse de bu kimseye makul sayılacak ölçülerin dışına çıkmaya ve fahiş site aidat artışı yaşanmasına gerekçe olamaz.

 

Eğer site aidatı belirleme veya site aidat artışı esnasında yasa dışı bir durum olduğunu düşünüyorsanız site aidatı itiraz için aklınızda bulunması gereken temel cümle şu olmalıdır.

‘Vekil, vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem ve işlemde bulunamaz.! Vekaletin kötüye kullanılması nedeniyle açılan iptal ve tescil davalarında zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere bağlılık yoktur.

 

Borçlar Yasasının 505 maddesinde belirtildiği gibi vekil müvekkiline karşı vekaleti iyi bir surette ifa ile mükelleftir.  Vekil, vekil edenin yararına ve onun iradesine uygun olarak hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır. Vekaletin nasıl yerine getirileceği yönünde sözleşmede açık bir hüküm bulunmasa veya işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa bile vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur.

 

 

Bunları da sevebilirsiniz

Site Aidatları Nasıl Hesaplanır?” için bir yorum

Yorumlar kapatıldı.