Sel ve Altyapı Sorunu İstanbulluların Kaderi Mi?

İstanbul’da başlayan şiddetli yağış tüm kenti adeta esir aldı. Sabah saatlerinde başlayan sağanak yağmur işe giden İstanbulluların zor saatler geçirmesine neden oldu. Pek çok tünel ve metro istasyonunda su baskınları yaşanırken meteorolojiden alınan bilgilere göre metrekare başına yaklaşık 65 kilogram yağış düştü. Bugün yaşananlar İstanbul’un afet durumlarında kaldığı çaresiz durumu gözler önüne sererken kentsel risk yönetimi ve altyapı eksikliğini gündeme getirdi.

İstanbul’da yaşanan altyapı sorununun yeni bir konu olmadığını dile getiren Türkiye Veri İşleme Merkezi Strateji ve İş Geliştirme Direktörü Ömer Türkoğlu onlarca yıl öncesine dayanan kontrolsüz yapılaşma ve hızlı göçün bu sorunları tetiklediğine değindi.

Sorunun 60 yıldan daha uzun bir zaman dilimine bakarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Türkoğlu, 3194 sayılı imar kanunun şehri iyi yönlendiremediğine dikkat çekti. Türkoğlu; “Bunu anlamak için bu kanun ve ilişkili mevzuatında gerçekleştirilmiş olan sayısız değişikliğe bakmak yeterli olacaktır. Yönetememiş ve her açık bir yama ya da bir değişiklik ile kapatılmaya çalışılmıştır. Şimdi bu konuya bir de farklı açıdan bakalım: “1960 ları, 1980 leri, yani hiçbir şey yok iken boş arazide gerçekleşen gelişimleri yönetemeyen sistem şu anki durumu ne kadar sağlıklı yönetebilir?’’ dedi.

SORUNUN ÇÖZÜMÜ BÜTÜNCÜL BİR KURGU

Konu ile ilgili olarak köklü değişikliklere ihtiyaç olduğunu belirten Türkoğlu, bazı durumlarda 3194 sayılı İmar Kanunu’nun işlevsiz bırakıldığını belirtti. Planlamanın ulusal stratejilerden mekana inen bir anlayışı benimsediğini vurgulayan Şehir Plancısı Ömer Türkoğlu, güncel mantalitenin noktasal ve farklılaşan etki alanlarına sahip projeler üzerine yoğunlaştığına dikkat çekti.

“Çözüme yakın olduğumuzu söylemek oldukça güç. Kentsel dönüşüm bu konuda çözüme yaklaşmak için oldukça önemli bir olgu olarak karşımıza çıkıyor. Kent bir yaşam alanı olarak sosyal, kültürel, ve ekonomik yapısıyla çevreyi betimliyor. Dönüşümün belirtilen bu alanların bütüncül kurgulanarak başarı ile yapılması öncelikli hedef olabilir. Bütüncüllükten bahsedildiğinde bütüncül bir ihtiyaç ve öncelik listemizin oluşması, öncelikle bölgesel, devamında il devamında ilçe, mahalle ve uygulama alanlarına inilmesi, dönüşümün fizibilite yerine ihtiyacın aciliyetine göre hızlanması, bu dönüşümler gerçekleşirken kentin alt yapısınında daha ilk kazma vurulmadan bütüncül olarak planlanmış ve esnekliğinin sağlanmış olması önemlidir.

Türkoğlu; “İçinde bulunduğu durum İstanbul için hiç de iyi görünmemekle birlikte bu kadar büyük bir ekonomi, nüfus ve etki alanı ile İstanbul her şeyi yapmaya gücü ve potansiyeli olan bir şehirdir. İstanbul alt yapısı yakın çevresine göre aslında oldukça iyi durumdadır. Ulaşım sistemleri, sağlık, eğitim inanç gerekleri ve güvenlik açısından sürekli ilerleme kaydetmektedir. Bu demek değildir ki iyi durumdadır. En ciddi sorunlardan birisi yeşil alan ihtiyacı olarak görülebilir. Özel araç ve toplu taşıma sistemleri arasında koordinasyon, parklanma alanlarının yeterliliğinin sağlanması gibi konular ön plana çıkmaktadır. Tabi hizmet sağlayan personelin eğitimi de hizmet kalitesini doğrudan etkileyecektir. Bir metrobüs şoförünün yolcular ısrar etse dahi onların ve kendisinin sağlığı ve hayatını hiçe sayarak derin su birikintisine girecek cesareti ve yetkiyi kendisinde bulmaması gerekir.

Sele teslim olan İstanbul'da metrekare başına düşen yağmur miktarı
Sele teslim olan İstanbul’da metrekare başına düşen yağmur miktarı

“Otopark alanları gün ışığı ihtiyacı olmayan alanlardır örneğin. Yer altında oulturulması desteklenebilecek alanlar. Hem özel hemde kamu projelerinde. Nüfus ve kullanım yoğunluğunun bu kadar yüksek olduğu, araziye özellikle açık alana bu kadar ihtiyaç duyulan bir şehirde bu maliyetlere de katlanılması gerekir.”

Bir cevap yazın