Risk/Tehdit Algı Bilgisi Platformları -2

Krizlerin vuku bulmadan önce yönetilmesi(managing crises  before they happen MCBTH[1] )

Tehdit sinyallerini algılayıp işleyemeyen dolayısıyla değerlendirememiş ve de kriz ortamının sıcağına sürüklenmiş organizasyonların krizleri yaşaması kaçınılmaz olacaktır. “MCBTH” e göre; genelde tüm insan kaynaklı krizlerin  iki önemli sonuç algısı  bulunduğu belirtilmektedir. Bunlar; ya bir kurban olarak mağdur ya da müsebbip konumu ile suçlu -kusurlu kötü karakter algılarıdır. Bir defa, öncesinde önlenemeyen kriz ortamında;  hazırsızlığın  faturası çıkarılıp, kusurlu-kötü algısına dair etiketlendirme yapıldığında,  imkansız olmamasına rağmen bunu çıkarıp atabilmek fevkalade güç olduğu belirtilmektedir.

ALGI BİLGİSİ -2.pdf

Düşünelim ki; bir krizin risk ve  tehdit sinyalleri sürekli var ama bu sinyalleri algılayacak, anında bulgulaştırıp sunabilecek bir teknolojik algı platformu yok. Veya bu platform var ancak yine de bunun gerekleri insan kaynaklı ihmallerle yapılmamakta. Gereken müdahaleler anında olamamasından bu defa  tehdit kaynaklı sinyallerin derlenmesi işlevsizleşecektir. Çağın bu tür kazanımlarını kullanmamak veya gereklerini yerine getirmemek bilgi toplumu içinde dahi olsa, matbaayı geciktirmek zihniyetinden  ne farkı var? Aradaki fark bu geciktirmenin hesabını sormak durumunda olan mağdurların; bugün bu mağduriyetlerine neden olanlardan hesap soracak, demokratik hukuksal pek çok araçlara sahip olmalarıdır.


Risk/tehdit algı bilgisi platformları
sayesinde krizlerde faturanın çıkarılacağı muhattaplar için mağdur mu?, Yoksa kusurlu mu? Hatta kasıtlı, kusurlu üstelik bir hain mi? Bulgu ve göstergelerden kaçış yolu olamamaktadır. Çünkü krizlerde mağdur  rolünde olunulan şanslı bir vakada  bile, bunun hem madur,  hemde aynı zamanda kötü, kusurlu karaktere hatta hayınlık düzeyine  dönüşmesi oldukça  kolay görülmekte ve ayırt edilmesi zorlaşmaktadır.   İstisnasız tüm vakalarda algılar eşitlense de,   krizde  kişilerin ve örgütlerin çoğunluğu,  zaman ilerledikce kusur veya ihmalden dolayı kötü role  eğilimli olacakları ifade edilmektedir. Keza toplum gözünde krizler karşısında; az bir çaba göstermek, ihmali olmak, dahası bunu bile bile kasten yapmış olmak algısı; cezalandırılması istenen hain damgasına veya kötü kişi algılamasına neden olabilmektedir. Ancak her şeye rağmen krizin sıcağında gayret sarf etmek, karşıt olarak, sürekli devam eden çabaları sürdürmek, mağdur  veya iyi adam algısını sağlayabilmektedir. Bu şekilde sürekli devam eden çabaların sürdürülmesi, suçlu değil; mağdur olarak algılamayı, temin edebilmektedir. Dahası krizi önceden yönetemeyerek sonuçlarına sebep olanlar, bir defa kötü olarak  damgalanıldığında,  bu etiketi söküp atmak için yapılabilecekler fazlasıyla önem kazanmaktadır. Bu hiç de kolay bir şey değildir. Bedeli ağır olmaktadır.

LÜTFİ ALTUN’UN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Bir krize dahil kurbanın temel tanımı; kasıtlı veya kasıtsız  zarar verilmiş  kişi veya organizasyon kabul edilmektedir.  Bir kurbanın da  kasıtsız ve bilmeden bir başka kişiye zarara sebebiyet  verebileceği de bilinmektedir.  Dahası bir kurbanın potansiyel kusurlu olabileceği de kabul edilmektedir. İnsanların, organizasyonların yaptıklarıyla ve yapmadıklarıyla toplumda kriz nedeniyle bir algı oluşmaktadır. Krizin faturasının çıkarıldığı müsebbip konumlarıyla suçlananlar için “Yalancılar” ve “lanetli Yalancılar”  ile “kötüler” ve “lanetli kötüler” arasında genel anlam farklılıkları bulunmaktadır. Kötü kişiler  kasten  başkalarına zarara neden olanlar şeklinde  görülmektedir. Büyük acı ve felaketlere sebep olabilecek afetler için ihmali görülen ve suçlanacak  Lanetlenen Kötüler’e işaret edilmektedir.. Bunlar bile bile bir başkasına zarara neden olup  sonrasında yaptıkları ve yapmadıkları işler için üstlenmek durumunda oldukları sorumluluklarından kaçanlar olarak bilinmektedir. Öz eleştirisini yaparak “pişman olmuş olanlar; hareketlerinin tüm sorumluluğunu kabul ederek ve de durumu düzeltmeye söz vererek, asla tekrarlamayacaklarını teyit ettiklerinde, sonuna kadar  sözlerinin arkasında durdukları ifade edilmektedir. Bunlar için tehdit/risk algı platformlarından gelebilecek sinyaller kıymetli olacaktır.

Toplumun vicdanında beddua alan ve lanetli kötüler olarak görülenler ise mütemadiyen kesin savunma pozisyonunda veya inkara  angaje oldukları belirtilmektedir. Bu nedenle de zincirleme krizlere yol açarlar. Böylelerine fırsat vermemek, onların kriz öncesi bertaraf edilmesi için de alınabilecek önlemlerin başında, insani davranışları sınırlayan ve mutlak  yönlendirme kapasitesiyle giderek daha fazla öğrenen makinaların, devreye alınmasıdır.

Bir krizin, felaketin ortaya çıkmasını önceden engellememiş veya önceden hazırlığını yapmamış müsebbipler için en kasıtlı olarak görülen kötüleri; hayin karakterler “beddualı lanetli kötü”ler  olarak sorumluluklarını tam bir inkar içinde oldukları, aynı zamanda  gerçek kriz kurbanlarına benzer biçimde davrandıkları, kendi davranış sorumluluğundaki  ihmalleri kabul etmediklerı ifade edilmektedir.

DEĞERLENDİRME

Bu tefriklerin yapılabilmesi önemlidir. Çözüm öğrenen makinalarda ve tehdit/risk algı platformlarını kurmada ve bunların yönetimini yapabilecek insan kapasitesini yetiştirmeden var olanlarının değerini bilmekten geçiyor.  Bilgi toplumu olmak böyle bir şey. Sinyalleri  büyük veri içinden ayıklayıp işleyebilmek, tehditleri önceden bertaraf edebilmek, krizlerde de  müsebbipleri tekrarlanan yeni krizleri önlemek için tefrik edebilmektir.

Lütfi ALTUN

KENTSEL RİSK YÖNETİMİ

[1]  Managing Crises Before They Happen.(MITROFF)

Bunları da sevebilirsiniz