İstanbul’un Kentsel Risk Yönetimi, Terör ve Deprem Tehdidi

Bugünlerde önemi yadsınamaz 50 bin hane halkı anketi ile olası İstanbul Depremine dair sosyo ekonomik ve teknik riskleri belirlemek üzere İstanbul depreme hazırlık kapasitesinin tekrar canlandırılmaya çalışıldığı görülmektedir. İBB tarafından 50 bin haneyi kapsayan olası deprem risklerini belirlemek üzere anket yapılacak olması desteklenerek sahiplenilmelidir. Bunu yapmak kadar daha önce yapılanlardan istifadeyle çalışmaları sürdürmek de önemsenmelidir. Bu yönde daha önce yapılanlara erişilemiyorsa hemen konu soruşturulup nedensellikler üzerinden insan kaynaklı risklerde boşluk bırakılmamalıdır. Bu durum iyice uzaklaşılan o eski 1994 ruhuyla çözülebilir. İBB beyin takımının gayretleriyle 1999 depremleri sonrasında ortaya konulan hazırlık kapasitesinin derinliği giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Tekrarlardan zaman israfından kaçınıp mevcutlar gün ışığına çıkarılarak paylaşılmalıdır.

***

ilk olarak Recep Tayyip Erdoğan Başkanlığında İBB olarak devrim niteliğinde açılımlara imza atılıken var olan ekip ruhu tekrar tekrar incelenmelidir. O tarihlerde Belediye Deprem Müdürlüğünü kurmuş, kendi DPT si olan yatırım Planlama Müdürlüğünü ve Projeler dairesini 10-15-25 yıllık vizyon projeleriyle seferber etmişti. Deprem içinde ilk çalışmaları ile olası risk senaryolarını yaptırarak müthiş bir Kentsel Risk Yönetimi becerisini ortaya koymuştu.. Haksız yere suçlanmış ve tüm suçlamalardan da beraat etmiştİ.

***

Öyle ki seferberlik denen ruh hali işte o zaman bambaşka bir motivasyonla ortaya konulmuştu. planlı düşünce öne çıkmış, herşeyden önce imar daire başkanlığında bu duyarlılıkta nazım planlar hazırlattırılmıştı. Yeşile önem verilmiş en yoğun emsal 3 ile sınırlandırılmıştı. Projeler Daire Başkanlığında Projeler dizini oluşturulmuş, uygulamadan sorumlu olanlar uygulamaları gün saat vererek yürütmüştü. Belediye binalarının ışıkları sönmüyor, telsizlerin sesleri kesilmiyordu. Kentsel Risk Yönetiminde bu olumlu izlenimler belediyeyi dört dönem öteye bugünlere taşımış başkanını ise ülke lideri yapmıştır.

***

Geriye dönülüp bakıldığında insan odaklı risklerin başında terörün içinde yuvalanmak istediği gençlik görülür. O gençlik anarşi ve güvenlik endişeleri ile yönetim ve ideloji baskısının kıskacında hiçbir şeye güven duymayan toplum dışında tehditkar kitlelere dönüştürülmüştü. 1994 İBB Liderliği; mevzuat kıstlarına rağmen; gençlere sahip çıkarak bu kent geleceğimiz olan gençlere olan borcunu ödemeli diyerek sosyal risk azaltımında bir ilke imza atıyordu. Böylece İBB ile gençler arasında burs ve ortak algı projeleri uygulanmış gençler kentle kucaklaştırılmış terörden anarşiden çekip alınarak o zamanki gençlik kazanılmıştır.

***

Kentsel Risk Yönetimi; var olan imkanlarla hem riskleri hem potansiyelleri yönetmek olduğunu deneyimleyen İBB bunu en zor zamanlarda başarılı bir şekilde göstermiştir. Nitekim kasası boş, ekip birliği olmayan, suları akmayan, çöpleri toplanamayan, vahşi çöp depolaması felakete erişmiş, ulaşımı çökmüş, hava kirliliği dünya ortalamasının üstünde ölüm eşiğine varır mı tartışmaları yapılan, kentleşmesi SOS veren, Haliç çamura boğulmuş pis kokan ve daha niceleri ile boğuşurken toplum moralsiz, sorunlar düğümleşmişti. Sonra sihirli değnek misali Altın Yıllar Kentsel Risk Yönetimi Uygulaması ile sorunlar çözüme sokulmuş toplumsal moralleri tavan yapmıştı. İstanbul için deprem Kuzey Anadolu Fay Hattının ile önemli bir tehlikedir.

***

1996 ULUSAL DEPREM BÖLGELERİ HARİTASI

İstanbul Belediyesi 17 Ağustos Gölcük ve 12 Kasım Düzce 1999 depremlerinin yansımalarından hareketle ilk şokların atlatılmasını müteakip öylesine yoğun bir çalışma süreci başlatmıştı ki dünyanın tüm deneyimli yapıları OECD, DB, Yatırım Fon ve Ajansları vb. .bu süreçten etkilenerek süreci izlemeye alarak kendi deneyimlerine kazandırmak üzere paylaşmaya çalışmışlardı. Konu İstanbul’un deprem nedeniyle yeniden yapılandırılmasını, ulaşım ve turizm hedeflerinin buna göre planlanmasını, enerji kullanım önceliklerini, ihtisalaşan kentleşme önceliklerini, İstanbul yatırım dinamizminin geliştirilmesini, vizyon plan ve programlarının görüşülmesini, 2023 hedeflerinin netleştirilmesini sağlamıştı. Ali Babacan bile Londra yatırım lansmanında 10 yılda 400 milyar dolarlık kamu yatırım paketini açıklanmış ardından Gezi Olayları ile süreç bulandırılmıştı. Bu programın devamının neden kesildiği bir muamması daha derinlere inilerek araştırılmalıdır. Ne yapılabildiyse tüm yapılanlar bir deneyim kazanımı olup 1999 yılında deprem risk azaltma hazırlıkları da depremlar ardından tetiklenmiş ilk dönemden gelen ekiplerin devam edebilenlerin sürekliliği nedeniyle süreç çok hızlı ilerletilebilmişti. Bir taraftan FETÖ zihniyeti ve baskıladığı basiretsizlik bu ekibe zarar vermiş sonraki süreçlerde onca adımlara rağmen Kentsel Risk Yönetiminde gerileme ve bilinmez duraganlıklar görülür olmuştur.

***

1999 sonrasında İstanbul İli Sismik Mikro-Bölgeleme Dahil Afet Önleme Azaltma Temel Planı Çalışması Japonlarla müştereken 2002 Eylül tamamlanmıştı. Sonra İstanbul Deprem Mastır Planı İBB ile YTÜ, İTÜ, BÜ,ODTÜ kurumsal sorumluluklarında ve 200 akademisyenle bir yılda tamamlanmıştır. Ardından deprem odaklı Zeytinburnu, Fatih, Küçükçekmece, Bakırköy, Avcılar çalışmaları ile yerli yabancı yaklaşık 20 üniversite 1000’ i aşkın akademisyen ve profesyonel uzmanla beş yıl içinde ACEP, MAYEP, İGEP PLANLARI ve KENTSEL DÖNÜŞÜM VE GELİŞİMİN ASLI UNSURLARI, YASAL, YÖNETSEL, İDARİ, TEKNİK, SOSYAL, EKONOMİK, ÇEVRE VE İNSAN ODAKLI olarak sonuçları ortaya konulmuştur. Çalışmalar kapsamında 16.000 Zeytinburnu 55.000 Bina Fatih, 70.000 bina Küçükçekmece ve daha niceleri Bakırköy ve Avcılar için masada olmuştur. Hane sayısı 250.000 in çok üstündedir.

***

Sorunlu zeminler kadar deprem performansı sorunlu zayıf yapı stoklarının dağılımının bilinmesi her ikisinin bir arada olduğu alana ve bu alandaki risk sektörlerine yoğunlaşılmasına neden olmuştur.

***

Binlerce başlıkta konunun tanımlanmayan yanı bırakılmamıştır. Sonra ne olmuşsa bu süreçler ve devamı kesilmiş, hareketli üretken ekipleri bir kısım görünmez eller marifetiyle tasfiye edilimiştir. Kentsel Risk Yönetimi becerisini bozan ve işlevsiz kılan bir durum söz konusu olmuş müteahhitlik bakışı tek çıkış yoludur diyenler ön almış dikey yapılaşma ve betonlşama kontrolsüz emsal boş yerleri bina doldurma zihniyeti yaygınlaşmıştır. Sürecin önünü açanlar makam ve mevkilerde yükselirken diğerleri uzaklaştırılmıştır. Bugün bakıldığında BASİRETLİ ekiplerin tasfiyesi tümüyle FETÖ izlerine işaret etmektedir. Bu durum özellikle Genel Sekreter Mesut Pektaş’n ayrılmasıyla zirve yapmış adeta ondan sonra beyin ve üretken ekiplerin tamamı neredeyse İBB den ayrılmış ayrılmak durumunda bırakılmış bir nevi megapolün beyin takımı yerine süreci durduran en azından yavaşlatanlar yerleşmiştir.

***

Bugün çok sayıda risk sektörleriyle karşı karşıya olan İstanbul Megapolü için, bu riskleri tehlike aşamasında saptayıp tehdite dönüşmeden çözmek, özellikle Büyükşehir ve ekiplerinden beklenir. Ancak bu konuyu yürüten ekiplere müdahale risk sektörlerinden bazılarını tehlike olasılığından ciddi riske, risk aşamalarında yönetilemeyenleri tehdite , bazılarının ise tehditinde ötesinde krize dönüşme olasılığı ya da kriz özellikleri gösterdiği gözlemlenmektedir. Bu istenmeyen bir durumdur ve son gelişmelerle okunduğunda, yaşananlar göstermiştir ki ülkenin bu dev megoplündeki durum iç dış hainlerin parmağı olabilecek ciddiyettedir. Burada da 1994 duyarlılığının kaybededimesinde devreye girmiş olabilecek 15 temmuz hayınlık kapasitesi ile tavan yapmış FETÖ etkisi söz konusudur.

***

2017 de ülke liderliği yeni bir seferberlik dinamizm ortaya koymuştur. Bu ise tüm risk sektörlerinde devletin hantal yapısından arındırılarak erişime açık kanallardan hazır kılınmış özel sektör kapasitesinin yönetileceği bir yapılar düzenine geçiş için fırsat demektir. Bunun Güvenli Kentler için günümüz yasal çerçevesi olarak; giderek daha da gelişecek, özel kuruluşların insiyatif geliştireceği, yazının başında özetle verilen 4 başlıktan kaynaklı mevzuat altyapısı kısmen özetlenmiştir. Kısaca BIG-DATA içinden veri sistematiğine dayalı erişim bilişim teknolojileri desteğinde Kentsel Risk Yönetimini, Güvenlik ve Acil Durum Yönetimini destekleyecek bilgiye dayalı istihbarat ve etkin müdahale için ön alma ihtiyacı zorunlu kılınmaktadır. Artık her şey bir tık mesafede.

***

Liderlik vizyonunda çerçevesi çizilen bu yeni Türkiye’nin yapı taşları için; Kamudan özel sektöre, sivil toplumdan örgütlere, bireyden topluma; konunun tarafları ne kadar bunun bilincindedir bilinememektedir. Güvenlik ve Acil Durum Yönetiminde ölü toprağ serpilmiş gibi konunun ilgilisi, sorumlusu, ilişklisi duyarsızlaşmış görüntü vermesi sürdürülemez olup kamu eliyle müdahale edilmesi duyarlı hale getirilmeleri başta sağlıklı ve güvenli kent olgusu olmak üzere münhasıran kent güvenliği için acil ve kaçınılmazdır. Nitekim; insan, teknoloji ve doğa kaynaklı 20 yi aşkın İstanbul için geçerli risk sektöründen ilk sıraları ayrımsız paylaşanlar içinde tehlike arzeden güvenlik-terör, deprem, yangın, göç-göçmen mülteci kent saçaklanması, müteahhitlerin dikey betonlaşma aşkı, rantın acımadığı kentsel açık alan kullanımı, eski yapı stokların dönüşümünü frenleyen kısıt tanımayan taviz politikaları, kamu iştiraklerinin iş ve istihdam alanlarını desteklemesi gerekirken gayrılmalarını haksız rekabete dönüştürerek rakip dinamikleri yoketmeleri, beyin gücü ve girişim kapasitesi yeni neslin iş üretme potansiyelinin önündeki tıkaçlar, kamu ve belediyelerin yatırım ortam ve süreçlerini şeffaflaştıramayıp spekülatif ortama zemin açmaları, kısır bürokrasi, niteliksiz vasıfsız örgüt mensubu olmuş yöneticiler hatta bilinçli bilinçsiz hayınlık kapasitesi…..v.b. gibi pek çok konular kentsel risk yönetiminin çözüm bekleyen bileşenleri olmaya devam etmektedir.

***

Kentsel Risk Yönetimi sürecinin ise sadece yönetici iyi niyeti, insan aklı ve rütün bürokrasinin olanakları içinde yürütülemeyeceği açıktır.

***

Burada ülke birikiminin ve bilgi teknolojisinin tüm kazanımları ile konuya duyarlı nitelikli insan kaynağının sürekliliği olarak öne çıkmaktadır.

***

Güvenlik ve Acil Durum Yönetimleri bu kaynaklardan hareketle derhaL ve hemen zirveden beklenen seferberlik ruhuna katkı sunabilirler.

***

Bu ise ayrıcalıklı beyin ve zekaya sahip uzmanlaşmaya moral demektedir.

Lütfi ALTUN

Bunları da sevebilirsiniz

İstanbul’un Kentsel Risk Yönetimi, Terör ve Deprem Tehdidi” için bir yorum

Bir cevap yazın