İç-Dış Göçler Göstergeler ve Kentsel Risk Yönetimi

İstanbul’a olan iç göçlerin sürekliliği, bölgesel istikrarsızlıktan kaynaklanan göçmen akışı, mekânsal evrilme gösteren demografik gelişmeler, emek ve iş gücü arzı, bunların kırsal alan, kentsel alan merkez ve çeperlerinde ortaya koyduğu dinamikler maalesef aynı hızda izlenememektedir. Dahası mekânsal gerekliliklerin ötesinde iş gücü ve emek arzı, kayıt dışılığa olan baskı, güvenliğe, sosyal yapıya ve ilgili sektörlere getirdiği sıkıntılar ya da fırsatlar bilinememektedir. Bu açıdan bakıldığında böylesine bir bilinmezliğin üzerine bilimsel çerçevede kafa yorulması önemsenmelidir. Özellikle imkan ve kaynakların kısıtlılığından hareketle belediyeler, kaymakamlıklar, üniversiteler bu işte ön almalıdırlar.

TUBITAK bakışıyla toplumsal değişimlerle kent kır ayırımı kalkmakta, mekansal örüntüler ve insan mekan ilişkileri değişmekte demografik ve ekonomik yapıdaki değişimlerle mekan yeniden yapılanmakta, yerleşmeler-kırsal alan kavramları karışık hal almakta, kırsal yerleşmelerden kentlere, her ikisinden kıyılara; iş, eğitim daha iyi yaşam için göçler, güvenlik amaçlı iç ve dış göçler bunlar konut ve kentsel hizmet talebi, ucuz iş gücü ve işveren oluşları, göçlerle yaşanan hızlı değişimler, aidiyetler, kimlikler, bir arada yaşama için yeni söylemler ihtiyacı, yeni planlama ilkelerine gereksinim, kısa ve uzun vadeli uyum sorunları, beslenme, sağlık, eğitim ihtiyaçlar, ekonomiye maliyet ve katkılar, dış göçlerle veya iç göçlerle ortaya çıkan emek piyasası, vasıfsızlık, kayıtsız işgücü işsizler tırmanma vb. SÜRECİN ÇÖZÜMLENMESİ, YENİ ÇIKIŞ STRATEJİLERİ gerekiyor.

Gözlemlerimizin ortaya koyduğu bulgulara göre; kırsal alanların efektif genç nüfusu gitmiş, köylere hizmet arzı, emek işgücü yabancı işci veya göçmelerden karşılanıyor… Kentsel alanlarda ise iç ve dış göçlerden oluşan karmaşanın büyüklüğünü anlamak için sokaklara, mahalle aralarına, boş ve açık mahallere, enkaz ve varoşlara bakmak yetmemektedir. Nitelikli yerleşimlere, yeni sitelere, konaklama kültürüne farklılıklar getiren residencelara, günlük kiralıklardan yoğun nüfusu barındıran çekirdek konutlara kadar yaşanan saçaklanmalara bakılabilmelidir.

Sözüm önce İstanbul Belediyelerine; iç göçün odaklarına yönelik olacak. Göç veren ve alan merkezler arasında bir süredir gelişen işbirliklerinin neresindesiniz ve bu süreçleri hangi göstergelerle izliyorsunuz ve bunun yerleşim işgücü emek vb. mekânsal dağılımlarına ne ölçüde hakimsiniz.? Ana Belediyeye sorum.. yukarıdaki soruya ilaveten göç ve göçmenlerin daha da içinden çıkılmaz hale getirdiği İstanbul makro formundaki bölgesel dengesizliklerin çözümlenmesine yönelik 2023 kalkınma eylem planlarınız var mı varsa hangi düzeyde ? Bunun sektörel ipuçları, iş- emek- işgücü- istihdam gelişimi ve ilgili sektör dinamikleri nasıl evriliyor? Ankara bunları sadece sormamalı aldığı cevap ve bilgileri kamuoyu ile bir veri tabanında paylaşmalı.

Sonra İstanbul’un ilçe kaymakamlarına sözüm; mahalle nüfusları bile Anadoludaki şehirlerin kat be kat üstüne çıkmış durumda. Daha da kontrolsüz artmaya devam ediyorlar. İstanbul adeta mahalleleri şehir büyüklüğünde 1001 şehir kümesine dönüşürken muhtarları eski mahalle olgularının yıkılmasıyla şokta, site ve apartman yönetimleri ise üzerinde serpildikleri toplumun hafızasından dinamiklerinden kültür ve sosyo psikolojik hassasiyetlerinden bihaber.. adeta ayda yaşıyorlar, kendi yerleşim sakinleriyle ilişkileri sıfırlanmış durumda..

Komşuluk ve mahalle bilinci kentsel dönüşüm adı altında görünmez hale gelip uçmuş.. televizyonlarda Avrupa daki komşuluk nostaljileri iç çekilerek izleniyor. Siteleşen, sosyal çöküş yaşayan beton yığınları arasındaki kentsel hizmetler; Anadolu’nun kat be kat altında görüntü veriyor. Muhtarlar, kaymakamlar, site, apartman yöneticileri, özellikle güvenlikten sorumlu yönetimler; yerleşim sakinlerini ne ölçüde biliyor tanıyorlar ? Bunun göstergeleri olmalı, paylaşılmalı. Bugünlerde kaymakamlar kendi sorumluluk alanlarının evrilmesini, gelişim ve değişimini göstergeleriyle, Ankara’ya iletsinler ve bir veri tabanında kamuoyuyla bunlar paylaşılabilsin.

Kentsel Risk Yönetimi denen böyle bir şey. Risk ve fırsatlara dayalı planlama, kalkınma eylem plan ve uygulamaları. Onunla; 2023 kalkınma projelerine iç dış göçlerin, göçmenlerin taşıdığı risk ve fırsatlar iyice bilinsin ve çözümleriyle acil olarak bu süreç geçilip 2023 HEDEFLERİNE odaklanılsın.

6 ŞUBAT 2017 / Lütfi ALTUN

Bir cevap yazın